Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Hafta sonu 1 Gece 2 Gün Pokut Yaylası Konaklamalı

previous arrow
next arrow
Shadow
Slider
PAYLAŞ
Hareket Noktaları
-
6-12 Yaş Çocuk Fiyatlandırması
(kişi başı)
Share this: Giriş1.Gün: Trabzon havalimanı,Rize, Çamlıhemşin,  Fırtına vadisi, Çinçiva, Pokut yaylası, Sal yaylası,   Konaklama: Pokut yaylası   2.Gün: Gito yaylası, Badara yaylası, Zilkale, Palovit şelalesi, Şimşir ormanı, Gito yaylası, Badara yaylası,Trabzon havalimanı   *Rezervasyon esnasında kesinlikle koltuk numarası sözü ve garantisi verilemez. Rehber gerekli gördüğü takdirde, tüm programı gerçekleştirmek kaydı ile zamanlama, program akışı...
1 gece 2 gün
500

1.Gün: Trabzon havalimanı,Rize, Çamlıhemşin,  Fırtına vadisi, Çinçiva, Pokut yaylası, Sal yaylası,

 

Konaklama: Pokut yaylası

 

2.Gün: Gito yaylası, Badara yaylası, Zilkale, Palovit şelalesi, Şimşir ormanı, Gito yaylası, Badara yaylası,Trabzon havalimanı

 

*Rezervasyon esnasında kesinlikle koltuk numarası sözü ve garantisi verilemez. Rehber gerekli gördüğü takdirde, tüm programı gerçekleştirmek kaydı ile zamanlama, program akışı konusunda ve konaklama yeri değişikliği yapma hakkına sahiptir.

1.GÜN: TRABZON HAVALİMANI – ÇAMLIHEMŞİN – ŞENYUVA (ÇİNÇİVA) – POKUT YAYLASI – SAL YAYLASI 

 

Değerli konuklarımız; sizleri güler yüzlü personelimiz eşliğinde Saat 09:00’da Trabzon’da karşılıyor ve 2 gün sürecek Karadeniz’de yayla zamanı Turumuza başlıyoruz. Karadeniz sahil şeridini takip ederek Rize merkez, Çayeli, Pazar ve Ardeşen ilçelerinden geçerek cennet diyarı Fırtına Vadisine giriyoruz. Karşımıza Kaçkar Dağlarının muhteşem manzarasını alıp; fırtına deresi boyunca süzülerek ilerlerken  Çamlıhemşin’e doğru yol alıyoruz. İlçe merkezinde kısa bir ihtiyaç molasından sonra Çat vadisine giriyoruz.

Karadeniz dizilerinin çekildiği, bozulmamış yapısıyla ünlü Şenyuva (Çinçiva)’yı ziyaret ediyoruz. Burada Şenyuva köprüsünde fotoğraf çektirerek anılarımızı ölümsüzleştirdikten sonra, Pokut yaylasına doğru tırmanmaya başlıyoruz. Yaklaşık 13 Km ve bir saat on dakikalık bir yolculuktan sonra Pokut Yaylasına varıyoruz.

Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir hemşin yaylası olan Pokut Yaylası rakımı 2050 metredir. Yaylaya çıkınca bir tarafımızda Çat Vadisi, Amlakit ve Hazindağ yaylaları bir tarafımızda ise Gito yaylası, Badara yaylası karşımızda kalıyor. Muhteşem güzelliğiyle göz dolduran Pokut Yaylasında öğlen yemeğimizi aldıktan sonra orman içerisinde patika yoldan yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüşten sonra Sal Yaylasına varacağız. Sal Yaylasında ahşap yayla evlerinin arasında çobanlarla, koyunlarla yayla kültürünü yaşadıktan sonra Pokut Yaylasına geçip konaklama yapacağımız otele yerleşiyoruz. 

 

Konaklama: Pokut yaylası

2.GÜN: ÇAT VADİSİ – GİTO YAYLASI – BADARA YAYLASI – ŞİMŞİR ORMANI – ZİLKALE – PALOVİT ŞELALESİ-TRABZON HAVALİMANI

Değerli konuklarımız; Yayla pansiyonumuzda sabah erkenden kahvaltımızı yaptıktan sonra hüzünlü bir şekilde yaylayı terk ediyoruz. Aracımızla ormanlık yayla yolundan iniş yapıyoruz ve tekrar Şenyuva’ya iniyoruz.  Yönümüzü Zil kaleye (kale-i zir) çeviriyoruz. Kesin olmasa da 5,6,yy dayanan tarihi ile Bizans kalesi olan ve Fatih Sultan Mehmet döneminde fethedilen kalemizi tekrardan fetih edeceksiniz. 15 dakikalık yolculuğumuzun ardından kaleye varıyoruz. Kalenin en güzel açısı olan karşı tarafında durup fotoğraf molası veriyoruz ve kale gezisi için tekrardan aracımıza binip ön tarafına geliyoruz.

Kale gezisinin ardından yerden yüksekliği 15 metre  bölgemizin en yüksek debisine sahip olan Palovit Şelalesine gidiyoruz. Şelale gezimizi de yaptıktan sonra yaklaşık olarak 1 saatlik yolculuğumuzun ardından karşınızda şimşir ormanları olacak: Şimşir, değerli bir ağaç olarak çeşitli bölgelerde yetişiyor elbette ama anıt orman olarak dünyada yalnızca Fırtına Vadisi’nde bulunuyor. Şimşir genelde çalı zannediliyor ancak anıtsal ağaç niteliğinde olanları var. Şimşir ormanı gezimizi tamamladıktan sonra yola çıkarak endemik Gito Yaylasına geçiyoruz. Yaylamızda öğle yemeği aldıktan sonra yaylamızı gezmeye başlayabilirsiniz. 2100 metrede olan yaylamızda manzaranız Kaçkar dağları, Tatos dağları, altıparmak dağları hepsi gözümüzün önünde olacak. Hava açıksa hepsini görme şansımız var ama kapalıysa dağlar yine orada olacak ama bir başka sefere görebileceğiz.  Gito yaylasını gezdikten sonra yarım saatlik yolculuğun ardından Badara yaylasına geçiyoruz (isteğe göre ) bu yaylamızda gezdikten sonra turumuzu bitirip Trabzon’a doğru yola çıkıyoruz.

 

Pokut Yaylası 

Çamlıhemşin’e 24 km mesafedeki Pokut, Fırtına ve Hala derelerinin oluşturduğu vadi arasında bulunan Sal-Hazindağ yayla dizisinin ilkidir. Doğa yürüyüşü yapmak, fotoğraf çekmek ve dinlenmek için ideal bir ortama sahip olan yayla, zengin biyolojik çeşitliliğinin yanısıra özgün mimarisiyle de dikkat çeker. Sisli manzaraları ve otantik ahşap evleri Pokut’a masalsı ve otantik manzaralar sunar.  

Yaylada pansiyon olarak hizmet veren yayla evlerinde konaklama imkânı bulunmaktadır. 15 dakika uzaklıktaki Sal Yaylası’na buradan geçilebilir. Bu yayla özellikle Ağustos ayında gelen yaylacılarla Ekim ayına kadar hareketliliğini korumaktadır. Pokut’a ulaşım için Samistal-Kavron-Maçkun Boğazı güzergâhı kullanılırsa doğal yaşlı ormanlar ve kaynak sularıyla bezeli gizemli bir parkur tercih edilmiş olur.

 

Sal Yaylası

Çamlıhemşin İlçesine 23 km uzaklıkta bulunan 2002 m. rakımlı Sal, geleneksel ahşap evleri, otantik yapısı ve manzarasıyla görülmesi gereken yaylalardandır. Pokut Yaylası’na 15 dakikalık yürüyüş mesafesindedir. Çamlıhemşin’in Çinçiva Köyü halkı tarafında kullanılan yayla, Temmuz ayından itibaren yaylacılarla dolar. Açık havalarda yayladan Kafkas Dağları’nı ve Karadeniz’i izlemek mümkündür. Konaklamak için yayla evleri kullanılabilir veya kamp bölgelerinde kamp yapılabilir.

 

Gito Yaylası

Gito Yaylası, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir yayladır. Bu yaylaya Fırtına Vadisi’nden güney yönüne doğru manzaralı bir orman yolundan ulaşılır. Manzaralı ve hakim konumlu bir yayladır. Oraya vardığınızda kendinizi bulutların üzerinde kaybedebileceğiniz eşsiz doğasıyla bilinen bir yayladır. Bu yayla turizme yeni kazandırılmış noktalardan biri olup, ziyaretçilere her adımda en can alıcı manzaralarını sunar. Bulutların evidir adeta. Buradaki sisler öyle yoğun olur ki gökyüzünden yeryüzüne bulutlar indi zannedersiniz. Ayaklarınızın altında beyaz bir örtü olan Gito Yaylası, bu manzarasıyla yeşili de maviyi de bir başka gösterir. Muhteşem bir doğanın şehre hakimiyetini görmek sizi fantastik bir dünyaya taşıyacaktır.

Badara Yaylası

Badara Yaylası ismini, Rize’nin Hemşin İlçesi Bahar Mahallesi, eski adıyla Badara Köyünden almıştır. Bu yayla, Badara Köylülerince yaklaşık 20 hane olarak uzun yıllar önce ( kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir) kurulmuş olup 1980 yıllarına kadar mezra olarak kullanmışlardır.

Palovit Şelalesi

Kaçkar Dağları Milli Parkı içerisindeki Palovit Şelalesi, Rize’nin debisi en yüksek şelalelerinden biridir. Gür bir orman içindeki bu ünlü şelale, yaklaşık 15 metre yükseklikten köpük köpük çağıldıyor dere yatağına doğru. Palovit, kayalık mevkideki yüksek bir noktadan seyredilebiliyor ancak. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinden çıkan yol önce tarihi Çinçiva (Şenyuva) taş kemer köprüsüne, ardından da Zilkale’ye ulaşıyor.

Vadiyi yüzyıllardır kontrol eden ve geçtiğimiz yıllarda restore edilen tarihi kaleden sonra, parke taş döşeli güzergâh bir köprüden karşı yakaya geçerek çeşme başına kadar uzanıyor. Çamlıhemşin Çat yolunun 19. kilometresindeki çeşmeden sola ayrılan dört kilometrelik yol, sizi Palovit Şelalesi’ne kadar götürüyor. Son derece bakir bir alanda bulunan bu doğa harikası, güçlü yatağına karşın büyük bir gölet oluşturamıyor. Palovit Deresi’nin önlenemez suları, şelale yaptıktan sonra cadı kazanları yaratarak akıyor. Meşederesi’yle birleşerek daha da güçlenen kar suları, Şenköy (Amukta) Köprüsü yakınlarında Fırtına Deresi’ne katılıyor. Palovit Şelalesi yolunda bir kamp ve mesire alanı da bulunmaktadır.
 
Zilkale

Bölgenin en dikkate değer eserlerinden birisidir. Kale 1. Derece Arkeolojik sit alanı içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinin 15 km. güneyinde, Fırtına Deresi’nin batı yamaçları üzerine kuruludur. Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi denizden 750 m, dere yatağından yaklaşık 100 m. yüksekliktedir.

Kale; dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelir. Dış kalenin kapısına kuzeybatı yönündeki patika bir yolla ulaşılır. Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır. Buradan ikinci bir kapı yardımıyla kale içerisine girilir. Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunur. Bunlar muhafız binası, şapel ve baş kuledir. Kulenin dört katlı olduğu duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır. Duvarlar üzerinde doğu (vadi, manzara) yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktadır. Kulenin üstünün dendanlı bir teras şeklinde olduğu belirlenmiştir.

Zil Kale, kentteki diğer, Varoş Kale, Ciha Kale ve Kız Kaleleri gibi hem yörenin, hem de Bayburt’a ulaşan önemli bir ortaçağ kervan yolu üzerinde güvenliği sağlıyordu. Osmanlıların bölgeyi fethinden sonra kalenin kullanılmaya devam ettiği biliniyor. 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan bakım, onarım ve restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır.

Şenyuva Köprüsü

Karadeniz bölgesinin coğrafyasına ve iklim şartlarına uygun olarak inşa edilen taş köprüler genelde tek gözlü olarak tasarlanırlar. Çamlıhemşin’in Şenyuva Köyü’nde, Fırtına Deresi üzerinde bulunan Şenyuva Köprüsü, bu tarz kemer köprülere güzel bir örnektir.

40 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindeki Şenyuva Köprüsü’nün kemer kısmı düzgün kesme taş, ayakları ise moloz taş kullanılarak inşa edilmiştir. Şenyuva köylülerine göre, köprünün kitabesi 1946 yılında yaşanan selde kaybolmuştur. Çamlıhemşin’e 7 kilometre mesafede yer alan köprünün girişindeki tabelada, yapım tarihi 1696 olarak belirtiliyor. 

Kemeri orta noktasında sivrileşen bir formda inşa edilen köprü Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilmiştir. Şenyuva Köprüsü’nden karşıya geçerek izleyeceğiniz toprak yol sizi Bilginler ve Yoğurtlu mahalleleri üzerinden Ülkü Köyü’ndeki Mollaveyis Köprüsü’ne götürecektir. Yol boyunca yöreye özgü konakların yanı sıra Çat Vadisi’nin doğal güzelliklerini de izleme fırsatı bulacaksınız.

 

Şimşir Ormanı

Kaçkarlardaki şimşir ormanı ağaçlarının çapları 8-32 cm’ye, boyları ise 8-10 metreye ulaştığı için bu ağaçlar Anıt ağaç özelliği taşıyan Dünyadaki tek Şimşir Ormanları Rize ilinde bulunmaktadır.Fotoğraflardan  görebileceğiniz gibi şimşir agaçlarını yosunlar kaplamış ve agaçlar yok olma teklikesiyle karşı karşıya.

Çapları 32 santim ve boyları 8 metreyi bulan şimşir ağaçları ile dünyada tek olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise Rize ve Kastamonu’da sadece birkaç şimşir ormanı bulunuyor.

Peki Kaçkar Dağları’ndaki Şimşir Ormanları Neden Kuruyor?

Uzmanların yaptığı araştırmalar sonrasında Sibirya‘dan gelen ithal kömürde bulunan mantar hastalığının neden olduğu sanılan ağaçların kurumasını engellemek için başlatılan çalışma sürdürülüyor.

 

Kaçkarlarda, yaklaşık 5 bin hektar alanda yer alan Şimşir ormanlarında son yıllarda kuruma başlandığının gözlenmesi üzerine, Rize Doğa Koruma ve Milli Parklar 12’inci Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Kaçkar Dağları Milli Park Müdürlüğü ekipleri kurumanın nedenlerini bulabilmek için çalışma başlattı. Kurumanın nedenini bulabilmek için Çat Vadisi’nde oluşturulan Şimşir Gen Ormanı’nda kabuk ve toprak analizleri alındı, İtalya‘dan gelen uzmanlar bölgede inceleme yaptı. İlk bulgulara göre Şimşir ağaçlarına, Sibirya’dan gelen ithal kömürlerin nakliyatı sırasında çevreye bulaşan bir mantar hastalığının zarar verdiği belirlendi. 

Çalışmalar sonrasında 10 ile 12 metre boyunda, 20 ila 30 santimetre çapındaki şimşir ağaçlarına geliştirilen bir ilaç türü ile aşı yapıldı. Şimşir Gen Ormanında gözlem altına alınan şimşir ağaçlarında baharla birlikte kurumanın azaldığı gözlendi. Bölgeden yeniden alınan kabuk ve toprak analizleri tahlil için laboratuvarlara gönderildi. Yine bölgede sürdürülen gözlem çalışmaları kapsamında zararlı mantar türünü yok eden faydalı bir mantar türüne rastlandı. Araştırmalar sürerken geçici olarak kendi haline bırakılan şimşir ormanlarında doğanın kendisini yenileyebileceği ve kuruyan ağaçlarının yeniden yeşerebileceği de ifade edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir